No menu items!

Yekta Güngör Özden

Okumalısınız!

Dinç Bilgin

“1995 yılından itibaren özellikle medyada kamu ihalelerine girişte büyük bir artış oldu. Türkiye’de enerji dağıtım şirketlerine bakın o tarihte; Bursa’yı Türkiye gazetesi, bilmem nereyi...

Fehmi Koru

“Birileri kendilerini ‘merkez’ olarak tanımlamışlar, o tanımlamaya uygun bir tabanı da oluşturmuşlar. Oradan hareketle kendilerinin gündemi belirleme hakkına sahip oldukları iddiasını bugüne...

Abdurrahman Dilipak

“Merkez medyada birçok yayın kuruluşu ‘topyekûn savaş’ diye manşetler atıyor, hedef gösteriyorlardı. Çoğu yayın organı güç ve iktidarın sesi olarak rolünü icra...

Mehmet Ali Birand

“Merkez medya, askerin Türkiye’nin sigortası olduğuna inanan; -kelimelerimi çok dikkatli seçiyorum-, parlamentonun ve siyasetçinin o kadar da güvenilecek bir unsur olmadığını düşünen...

İlk olarak 8 Mayıs 1991’de, ikinci olarak ise 25 Mayıs 1995’te Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na seçilen Yekta Güngör Özden, 7 yıl yargının en üst organının başında görev yaptı. 10 Kasım 1953’te Atatürk’ün cenazesinin Etnografya Müzesi’nden Anıtkabir’e taşınması sırasında kortej yöneticisi olan ve Atatürk’ün gömülüşünde hazır bulunan Özden, törenler çerçevesinde gerçekleştirilen “Gençlik Nöbeti”ni de yönetenlerden biridir. Bu hızlı Atatürkçülük tecrübesini 28 Şubat sürecinde zirveye ulaştıran Özden, Anayasa Mahkemesi’nde alınan tartışmalı başörtüsü kararlarında büyük pay sahibidir. Özden, 1998 yılında emekli olmasından sonra “28 Şubat’ın bir darbe olmadığını” ve “13 partinin kapatılmasında imzası bulunduğu” için hiç pişmanlık duymadığını açıkladı. 28 Şubat sürecinde gazetelerin sürmanşetlerinde ve Genelkurmay brifinglerinin protokol listesinde görülmeye alışık olan Özden, emeklilik döneminde Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanlığı’na seçildi. 19 Temmuz 2002 tarihinde, sırtındaki cübbeyle yaptığı siyaseti, parti genel başkanı olarak sürdürmeyi seçerek, Yargıtay eski Başsavcısı Vural Savaş ve emekli Tümgeneral Osman Özbek’le birlikte Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi’ni kurdu. Ancak işler 28 Şubat manşetleri kadar heyecanlı gitmedi. Büyük umutlarla kurulan parti, hiçbir destek bulamadığı için seçimlere bile giremedi ve kurucuları arasında çıkan kavga nedeniyle dağıldı. Öyle ki Yekta Güngör Özden, geçirdiği bir rahatsızlık sonucunda kendisini ziyarete gelmek isteyen “eski” parti arkadaşlarını ziyarete bile kabul etmedi. Ardından konferans ve seminer faaliyetlerine girişen Özden, akla hayale gelmeyecek açıklamalar yapmaya başladı. “Kurtuluş Savaşı’nın aslında tesettüre karşı da yapıldığını” ifade eden Özden, “başörtüsüne özgürlük mücadelesinde bulunanların, meydanları savaş alanına çeviren PKK sempatizanlarıyla eşdeğer olduğunu” açıkladı. Özden, 2007 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, Abdullah Gül’ün köşke çıkmaması için hukuki yollar aradı; ama aradığını bulamadı.

Önceki İçerikNuh Mete Yüksel
Sonraki İçerikVural Savaş

Daha Fazlası

SON EKLENENLER

Dinç Bilgin

“1995 yılından itibaren özellikle medyada kamu ihalelerine girişte büyük bir artış oldu. Türkiye’de enerji dağıtım şirketlerine bakın o tarihte; Bursa’yı Türkiye gazetesi, bilmem nereyi...

Fehmi Koru

“Birileri kendilerini ‘merkez’ olarak tanımlamışlar, o tanımlamaya uygun bir tabanı da oluşturmuşlar. Oradan hareketle kendilerinin gündemi belirleme hakkına sahip oldukları iddiasını bugüne...

Abdurrahman Dilipak

“Merkez medyada birçok yayın kuruluşu ‘topyekûn savaş’ diye manşetler atıyor, hedef gösteriyorlardı. Çoğu yayın organı güç ve iktidarın sesi olarak rolünü icra...

Mehmet Ali Birand

“Merkez medya, askerin Türkiye’nin sigortası olduğuna inanan; -kelimelerimi çok dikkatli seçiyorum-, parlamentonun ve siyasetçinin o kadar da güvenilecek bir unsur olmadığını düşünen...

Salim Uslu

“Yani şimdi düşünün ki, herkesin sadakat yarışına sokulduğu bir yerde bir işçi konfederasyonu bütünüyle brifinglerden dışlanıyorsa; işte DİSK’in, TÜRK-İŞ’in brifinglere davet edildiği...