No menu items!

Yekta Güngör Özden

Okumalısınız!

28 ŞUBAT’TA HUKUK- Prof. Dr. Muharrem KILIÇ

28 Şubat, post modern darbe olarak adlandırıyor. Ben bu darbeyi ‘yeni nesil bir darbe’ türü olarak tanımlıyorum. Nitekim bütün şiddet unsurları, lojistik...

VESAYET KURUMU ARACI OLARAK STK’LAR- İdris Kardaş

Sivil toplum kuruluşlarını darbeci olarak ya da darbeci olan ya da olmayan olarak kod­layabiliriz. Bunu böyle bir paketin içine yerleştirebiliriz ama mesele...

DARBE VE İŞ DÜNYASI STK’LARI- Dr. İsrafil Kuralay

Darbeler maalesef Türk siyaset hayatının önemli kırılma noktalarından bir tanesi. Her on yıllık sürede bir darbe beklentisi alametifarikamız noktasına gelmiş durumda. Ka­çınılmaz...

DARBE İLE MÜCADELEDE SİVİL TOPLUM KURULUŞU OLARAK İŞÇİ VE İŞVEREN ÖRGÜTLERİ- Av. Hüseyin Öz

ÖZET Darbeler Türk siyasi hayatının gerçeklerinden biridir. Meclis, siyasi partiler, hukuk, si­vil toplum kuruluşları ve medya gibi varlığını demokrasiye...

İlk olarak 8 Mayıs 1991’de, ikinci olarak ise 25 Mayıs 1995’te Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na seçilen Yekta Güngör Özden, 7 yıl yargının en üst organının başında görev yaptı. 10 Kasım 1953’te Atatürk’ün cenazesinin Etnografya Müzesi’nden Anıtkabir’e taşınması sırasında kortej yöneticisi olan ve Atatürk’ün gömülüşünde hazır bulunan Özden, törenler çerçevesinde gerçekleştirilen “Gençlik Nöbeti”ni de yönetenlerden biridir. Bu hızlı Atatürkçülük tecrübesini 28 Şubat sürecinde zirveye ulaştıran Özden, Anayasa Mahkemesi’nde alınan tartışmalı başörtüsü kararlarında büyük pay sahibidir. Özden, 1998 yılında emekli olmasından sonra “28 Şubat’ın bir darbe olmadığını” ve “13 partinin kapatılmasında imzası bulunduğu” için hiç pişmanlık duymadığını açıkladı. 28 Şubat sürecinde gazetelerin sürmanşetlerinde ve Genelkurmay brifinglerinin protokol listesinde görülmeye alışık olan Özden, emeklilik döneminde Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanlığı’na seçildi. 19 Temmuz 2002 tarihinde, sırtındaki cübbeyle yaptığı siyaseti, parti genel başkanı olarak sürdürmeyi seçerek, Yargıtay eski Başsavcısı Vural Savaş ve emekli Tümgeneral Osman Özbek’le birlikte Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi’ni kurdu. Ancak işler 28 Şubat manşetleri kadar heyecanlı gitmedi. Büyük umutlarla kurulan parti, hiçbir destek bulamadığı için seçimlere bile giremedi ve kurucuları arasında çıkan kavga nedeniyle dağıldı. Öyle ki Yekta Güngör Özden, geçirdiği bir rahatsızlık sonucunda kendisini ziyarete gelmek isteyen “eski” parti arkadaşlarını ziyarete bile kabul etmedi. Ardından konferans ve seminer faaliyetlerine girişen Özden, akla hayale gelmeyecek açıklamalar yapmaya başladı. “Kurtuluş Savaşı’nın aslında tesettüre karşı da yapıldığını” ifade eden Özden, “başörtüsüne özgürlük mücadelesinde bulunanların, meydanları savaş alanına çeviren PKK sempatizanlarıyla eşdeğer olduğunu” açıkladı. Özden, 2007 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, Abdullah Gül’ün köşke çıkmaması için hukuki yollar aradı; ama aradığını bulamadı.

Önceki İçerikNuh Mete Yüksel
Sonraki İçerikVural Savaş

Daha Fazlası

SON EKLENENLER

28 ŞUBAT’TA HUKUK- Prof. Dr. Muharrem KILIÇ

28 Şubat, post modern darbe olarak adlandırıyor. Ben bu darbeyi ‘yeni nesil bir darbe’ türü olarak tanımlıyorum. Nitekim bütün şiddet unsurları, lojistik...

VESAYET KURUMU ARACI OLARAK STK’LAR- İdris Kardaş

Sivil toplum kuruluşlarını darbeci olarak ya da darbeci olan ya da olmayan olarak kod­layabiliriz. Bunu böyle bir paketin içine yerleştirebiliriz ama mesele...

DARBE VE İŞ DÜNYASI STK’LARI- Dr. İsrafil Kuralay

Darbeler maalesef Türk siyaset hayatının önemli kırılma noktalarından bir tanesi. Her on yıllık sürede bir darbe beklentisi alametifarikamız noktasına gelmiş durumda. Ka­çınılmaz...

DARBE İLE MÜCADELEDE SİVİL TOPLUM KURULUŞU OLARAK İŞÇİ VE İŞVEREN ÖRGÜTLERİ- Av. Hüseyin Öz

ÖZET Darbeler Türk siyasi hayatının gerçeklerinden biridir. Meclis, siyasi partiler, hukuk, si­vil toplum kuruluşları ve medya gibi varlığını demokrasiye...

DARBE İLE MÜCADELEDE SİVİL TOPLUMUN ROLÜ- Dr. Levent Korkut

Öncelikle üzerinde durulması gereken husus darbe çerçevesinde sivil toplum-devlet ilişkisidir. Bu konuda çok farklı yaklaşımlar, görüşler ya da teoriler var diyebiliriz. Bun­lardan...