No menu items!

Vural Savaş

Okumalısınız!

28 Şubat ve Uluslararası Konjonktür- Prof. Dr. Birol Akgün

28 Şubat günü darbe değil de keşke ülkemizin geçmiş ve güncel başarılarını konuşuyor olsaydık. Türkiye’nin kaybettiği o yıllarda...

TÜRKİYE’DEKİ DARBE GELENEĞİNİN ZİHİNSEL ARKA PLANI- Dr. Rasim Koç

Darbeler konusunda çok şey söyleniyor, çok şey söylüyoruz. Hatta çok şey yazıyoruz. Ben sadece darbelerle ilgili okuyucuları kısa bir zaman tünelinden geçirmek...

28 ŞUBAT’TA HUKUK- Prof. Dr. Muharrem KILIÇ

28 Şubat, post modern darbe olarak adlandırıyor. Ben bu darbeyi ‘yeni nesil bir darbe’ türü olarak tanımlıyorum. Nitekim bütün şiddet unsurları, lojistik...

VESAYET KURUMU ARACI OLARAK STK’LAR- İdris Kardaş

Sivil toplum kuruluşlarını darbeci olarak ya da darbeci olan ya da olmayan olarak kod­layabiliriz. Bunu böyle bir paketin içine yerleştirebiliriz ama mesele...

28 Şubat döneminin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olan Vural Savaş, görevi süresince “laiklikten ödün vermez tutumu” ile tanındı. 17 Ocak 1997 tarihinde Süleyman Demirel tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na seçilen Savaş, postmodern darbe döneminin “en gözde” isimlerinden biri oldu. Bir siyasi parti genel başkanı edasında, haber bültenlerinin ve gazete manşetlerinin hep en başlarında yer aldı. 21 Mayıs 1997 tarihinde Refah Partisi’nin “laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği” iddiasıyla temelli kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu ve Türkiye’nin sandıktan birinci çıkan partisinin kapatılmasını sağladı. Refah Partisi’nin kapatılması için hazırladığı iddianamede, Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde irticai faaliyetlerin izlenmesi ve fişlenmesi amacıyla kurulan “Batı Çalışma Grubu”na ait belgeleri kullandığı ortaya çıktı. Ardından parti kapatma zincirine Fazilet Partisi’ni ekledi. 7 Mayıs 1999 tarihinde “laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği” iddiasıyla Fazilet Partisi hakkında Anayasa Mahkemesi’nde kapatma davası açtı. Hazırladığı iddianamede, hukuk tarihinde eşi görülmemiş bir üslup kullanan Vural Savaş, Fazilet Partisi’ni “habis ur”, yöneticilerini ve milletvekillerini ise “kandan başka bir şeyle beslenemeyen vampirler” olarak tanımladı. Emekli olduktan sonra, 2002 yılında emekli askerler ve yargı mensuplarıyla birlikte Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi’ni kurdu. Ancak “cübbesiz siyaset” kısa sürdü ve parti iki yıl içinde dağıldı. Daha sonra “Aydınlık” ve “Sözcü” gibi ulusalcı gazetelerde yazılar yazmaya başlayan Savaş, Ak Parti hakkında açılan kapatma davasını da yürekten destekledi. Hatta Ak Parti kapatılmazsa, 1 yıl sonra şeriatın geleceğini açıkladı. Halen rejimin “selameti için” mücadele eden Vural Savaş, Başbakan Erdoğan’ın ve diğer hükümet yetkililerinin Yüce Divan’da yargılanacakları günün hayali ile yaşamaya devam ediyor.

Önceki İçerikYekta Güngör Özden
Sonraki İçerikAli Kalkancı

Daha Fazlası

SON EKLENENLER

28 Şubat ve Uluslararası Konjonktür- Prof. Dr. Birol Akgün

28 Şubat günü darbe değil de keşke ülkemizin geçmiş ve güncel başarılarını konuşuyor olsaydık. Türkiye’nin kaybettiği o yıllarda...

TÜRKİYE’DEKİ DARBE GELENEĞİNİN ZİHİNSEL ARKA PLANI- Dr. Rasim Koç

Darbeler konusunda çok şey söyleniyor, çok şey söylüyoruz. Hatta çok şey yazıyoruz. Ben sadece darbelerle ilgili okuyucuları kısa bir zaman tünelinden geçirmek...

28 ŞUBAT’TA HUKUK- Prof. Dr. Muharrem KILIÇ

28 Şubat, post modern darbe olarak adlandırıyor. Ben bu darbeyi ‘yeni nesil bir darbe’ türü olarak tanımlıyorum. Nitekim bütün şiddet unsurları, lojistik...

VESAYET KURUMU ARACI OLARAK STK’LAR- İdris Kardaş

Sivil toplum kuruluşlarını darbeci olarak ya da darbeci olan ya da olmayan olarak kod­layabiliriz. Bunu böyle bir paketin içine yerleştirebiliriz ama mesele...

DARBE VE İŞ DÜNYASI STK’LARI- Dr. İsrafil Kuralay

Darbeler maalesef Türk siyaset hayatının önemli kırılma noktalarından bir tanesi. Her on yıllık sürede bir darbe beklentisi alametifarikamız noktasına gelmiş durumda. Ka­çınılmaz...