No menu items!

Vural Savaş

Okumalısınız!

Dinç Bilgin

“1995 yılından itibaren özellikle medyada kamu ihalelerine girişte büyük bir artış oldu. Türkiye’de enerji dağıtım şirketlerine bakın o tarihte; Bursa’yı Türkiye gazetesi, bilmem nereyi...

Fehmi Koru

“Birileri kendilerini ‘merkez’ olarak tanımlamışlar, o tanımlamaya uygun bir tabanı da oluşturmuşlar. Oradan hareketle kendilerinin gündemi belirleme hakkına sahip oldukları iddiasını bugüne...

Abdurrahman Dilipak

“Merkez medyada birçok yayın kuruluşu ‘topyekûn savaş’ diye manşetler atıyor, hedef gösteriyorlardı. Çoğu yayın organı güç ve iktidarın sesi olarak rolünü icra...

Mehmet Ali Birand

“Merkez medya, askerin Türkiye’nin sigortası olduğuna inanan; -kelimelerimi çok dikkatli seçiyorum-, parlamentonun ve siyasetçinin o kadar da güvenilecek bir unsur olmadığını düşünen...

28 Şubat döneminin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olan Vural Savaş, görevi süresince “laiklikten ödün vermez tutumu” ile tanındı. 17 Ocak 1997 tarihinde Süleyman Demirel tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na seçilen Savaş, postmodern darbe döneminin “en gözde” isimlerinden biri oldu. Bir siyasi parti genel başkanı edasında, haber bültenlerinin ve gazete manşetlerinin hep en başlarında yer aldı. 21 Mayıs 1997 tarihinde Refah Partisi’nin “laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği” iddiasıyla temelli kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu ve Türkiye’nin sandıktan birinci çıkan partisinin kapatılmasını sağladı. Refah Partisi’nin kapatılması için hazırladığı iddianamede, Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde irticai faaliyetlerin izlenmesi ve fişlenmesi amacıyla kurulan “Batı Çalışma Grubu”na ait belgeleri kullandığı ortaya çıktı. Ardından parti kapatma zincirine Fazilet Partisi’ni ekledi. 7 Mayıs 1999 tarihinde “laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği” iddiasıyla Fazilet Partisi hakkında Anayasa Mahkemesi’nde kapatma davası açtı. Hazırladığı iddianamede, hukuk tarihinde eşi görülmemiş bir üslup kullanan Vural Savaş, Fazilet Partisi’ni “habis ur”, yöneticilerini ve milletvekillerini ise “kandan başka bir şeyle beslenemeyen vampirler” olarak tanımladı. Emekli olduktan sonra, 2002 yılında emekli askerler ve yargı mensuplarıyla birlikte Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi’ni kurdu. Ancak “cübbesiz siyaset” kısa sürdü ve parti iki yıl içinde dağıldı. Daha sonra “Aydınlık” ve “Sözcü” gibi ulusalcı gazetelerde yazılar yazmaya başlayan Savaş, Ak Parti hakkında açılan kapatma davasını da yürekten destekledi. Hatta Ak Parti kapatılmazsa, 1 yıl sonra şeriatın geleceğini açıkladı. Halen rejimin “selameti için” mücadele eden Vural Savaş, Başbakan Erdoğan’ın ve diğer hükümet yetkililerinin Yüce Divan’da yargılanacakları günün hayali ile yaşamaya devam ediyor.

Önceki İçerikYekta Güngör Özden
Sonraki İçerikAli Kalkancı

Daha Fazlası

SON EKLENENLER

Dinç Bilgin

“1995 yılından itibaren özellikle medyada kamu ihalelerine girişte büyük bir artış oldu. Türkiye’de enerji dağıtım şirketlerine bakın o tarihte; Bursa’yı Türkiye gazetesi, bilmem nereyi...

Fehmi Koru

“Birileri kendilerini ‘merkez’ olarak tanımlamışlar, o tanımlamaya uygun bir tabanı da oluşturmuşlar. Oradan hareketle kendilerinin gündemi belirleme hakkına sahip oldukları iddiasını bugüne...

Abdurrahman Dilipak

“Merkez medyada birçok yayın kuruluşu ‘topyekûn savaş’ diye manşetler atıyor, hedef gösteriyorlardı. Çoğu yayın organı güç ve iktidarın sesi olarak rolünü icra...

Mehmet Ali Birand

“Merkez medya, askerin Türkiye’nin sigortası olduğuna inanan; -kelimelerimi çok dikkatli seçiyorum-, parlamentonun ve siyasetçinin o kadar da güvenilecek bir unsur olmadığını düşünen...

Salim Uslu

“Yani şimdi düşünün ki, herkesin sadakat yarışına sokulduğu bir yerde bir işçi konfederasyonu bütünüyle brifinglerden dışlanıyorsa; işte DİSK’in, TÜRK-İŞ’in brifinglere davet edildiği...