No menu items!

Nur Serter

Okumalısınız!

Dinç Bilgin

“1995 yılından itibaren özellikle medyada kamu ihalelerine girişte büyük bir artış oldu. Türkiye’de enerji dağıtım şirketlerine bakın o tarihte; Bursa’yı Türkiye gazetesi, bilmem nereyi...

Fehmi Koru

“Birileri kendilerini ‘merkez’ olarak tanımlamışlar, o tanımlamaya uygun bir tabanı da oluşturmuşlar. Oradan hareketle kendilerinin gündemi belirleme hakkına sahip oldukları iddiasını bugüne...

Abdurrahman Dilipak

“Merkez medyada birçok yayın kuruluşu ‘topyekûn savaş’ diye manşetler atıyor, hedef gösteriyorlardı. Çoğu yayın organı güç ve iktidarın sesi olarak rolünü icra...

Mehmet Ali Birand

“Merkez medya, askerin Türkiye’nin sigortası olduğuna inanan; -kelimelerimi çok dikkatli seçiyorum-, parlamentonun ve siyasetçinin o kadar da güvenilecek bir unsur olmadığını düşünen...

Kemal Alemdaroğlu yönetimindeki İstanbul Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı görevinde bulunan Nur Serter, üniversitenin başörtüsü yasaklarında ileri bir seviyeye ulaşmasının baş aktörlerindendir. Zira Nur Serter, 28 Şubat’ın en göze çarpan uygulamalarından olan “ikna odalarının” teorisyeni ve pratisyenidir. İstanbul Üniversitesi rektör yardımcısı olduğu dönemde, üniversiteye kayıt yaptırmak için gelen başörtülü kız öğrencilere, üniversitenin karanlık koridorlarında hazırlanan “ikna odalarında” başlarını açmaları yönünde telkinde bulunduğu için simgeleşen Serter, öğretim elemanlarından bir kısmını da ikna seanslarında “zorunlu olarak” görevlendirdi. Üstelik yakın zamanda kendisinin de itiraf ettiği üzere ikna odalarındaki seanslar, kayıt altına alındı. Serter’in ifadesiyle “10 bin kayıtın alındığı” bu “psikolojik işkence”, görüşmeye alınan kişilerin aile hayatlarından, okudukları gazeteye kadar birçok konuda, adeta bir “ifade alma” şeklinde gerçekleşti. Verdiği bir röportajda o dönemi anlatan Serter, “başı örtülü olarak okullara gelen öğrencilerin üniversiteye geliş amaçlarının İslamı tebliğ etmek olduğunu, Beyazıt gibi her tarafı cami olan bir yerde bile koridorlara gazeteler yayıp namaz kıldıklarını, dolayısıyla hareketin tek başına başın örtülmesiyle kalmadığını” açıkladı. Üniversiteden ayrıldıktan sonra, emekli askerlerin idaresindeki “sivil toplum kuruluşlarında” faaliyet gösteren Serter, 2007 yılında, “laik bir cumhurbaşkanı” seçtirebilmek ve “Çankaya’yı şeriata kapatmak” için düzenlenen “Cumhuriyet Mitinglerinde” en ön saflarda yer aldı. 28 Şubat döneminde “verdiği mücadele” sebebiyle çok “mağdur” olduğunu söyleyen Serter, sokakta rastladığı başörtülü kadınların yüzüne tükürdüğünü ve tehdit mektupları aldığını” açıkladı. Tam da 28 Şubat darbesiyle ilgili soruşturma hazırlıklarının başladığı bir dönemde, elindeki “ikna odası” kayıtlarını, zaman aşımı gerçekleştiği gerekçesiyle imha edeceğini açıkladı. 27 Mayıs darbecilerinden Albay Emin Aytekin’in kızı olan Nur Serter, babasından miras kalan “laik cumhuriyeti koruma ve kollama görevine”, daha sonra CHP İstanbul Milletvekili olarak devam etti.

Önceki İçerikSeyhan Soylu
Sonraki İçerikNecmettin Erbakan

Daha Fazlası

SON EKLENENLER

Dinç Bilgin

“1995 yılından itibaren özellikle medyada kamu ihalelerine girişte büyük bir artış oldu. Türkiye’de enerji dağıtım şirketlerine bakın o tarihte; Bursa’yı Türkiye gazetesi, bilmem nereyi...

Fehmi Koru

“Birileri kendilerini ‘merkez’ olarak tanımlamışlar, o tanımlamaya uygun bir tabanı da oluşturmuşlar. Oradan hareketle kendilerinin gündemi belirleme hakkına sahip oldukları iddiasını bugüne...

Abdurrahman Dilipak

“Merkez medyada birçok yayın kuruluşu ‘topyekûn savaş’ diye manşetler atıyor, hedef gösteriyorlardı. Çoğu yayın organı güç ve iktidarın sesi olarak rolünü icra...

Mehmet Ali Birand

“Merkez medya, askerin Türkiye’nin sigortası olduğuna inanan; -kelimelerimi çok dikkatli seçiyorum-, parlamentonun ve siyasetçinin o kadar da güvenilecek bir unsur olmadığını düşünen...

Salim Uslu

“Yani şimdi düşünün ki, herkesin sadakat yarışına sokulduğu bir yerde bir işçi konfederasyonu bütünüyle brifinglerden dışlanıyorsa; işte DİSK’in, TÜRK-İŞ’in brifinglere davet edildiği...