No menu items!

Erol Yarar

Okumalısınız!

28 ŞUBAT’TA HUKUK- Prof. Dr. Muharrem KILIÇ

28 Şubat, post modern darbe olarak adlandırıyor. Ben bu darbeyi ‘yeni nesil bir darbe’ türü olarak tanımlıyorum. Nitekim bütün şiddet unsurları, lojistik...

VESAYET KURUMU ARACI OLARAK STK’LAR- İdris Kardaş

Sivil toplum kuruluşlarını darbeci olarak ya da darbeci olan ya da olmayan olarak kod­layabiliriz. Bunu böyle bir paketin içine yerleştirebiliriz ama mesele...

DARBE VE İŞ DÜNYASI STK’LARI- Dr. İsrafil Kuralay

Darbeler maalesef Türk siyaset hayatının önemli kırılma noktalarından bir tanesi. Her on yıllık sürede bir darbe beklentisi alametifarikamız noktasına gelmiş durumda. Ka­çınılmaz...

DARBE İLE MÜCADELEDE SİVİL TOPLUM KURULUŞU OLARAK İŞÇİ VE İŞVEREN ÖRGÜTLERİ- Av. Hüseyin Öz

ÖZET Darbeler Türk siyasi hayatının gerçeklerinden biridir. Meclis, siyasi partiler, hukuk, si­vil toplum kuruluşları ve medya gibi varlığını demokrasiye...

“Bizim söylemlerimiz belli çevreleri çok rahatsız etti. Çünkü Türkiye’de sermaye birikimi temelde üç ya da dört büyük ailenin elinde yoğunlaşmıştı ve bunlar piyasada kartel veya bir oligopol yapıdan memnun hâlde, bu konumlarından kaynaklanan büyük bir rantı paylaşıyordu. Türkiye’de bir otomobil, bir buzdolabı almak; hatta aynı o dönemlerde, bir telefon almak için dahi sıraya girildiği gibi, devletten hammadde almak da çeşitli ilişkilere bağlıydı ve parmak ucunda insanlara bir günde çok büyük meblağlar kazandırılabiliyordu. Elbette bunun da politikayla ekonomi arasında bir karşılıklı transferi oluyordu. Bu duruma siz bir politikacı olarak parmak basabilirsiniz, bir muhalefet duygusuyla bastığınız parmak çok etki yapmaz ama bir işadamı olarak parmak bastığınız zaman bilerek parmak basarsınız ve sonuç farklı olur. Çünkü siz o işin içindesinizdir ve orada artık bir kartelin kırılması, bir oligopol piyasanın kırılması meselesi söz konusudur. Anadolu sermayesinin alternatif rekabetçiliği oluşturması, kalkınmayı arttırmasında en fazla korku duyulmasına neden olan unsur sanayinin Anadolu’ya yayılması ve orta ölçekli müesseselerin büyümesiyle farklı ellere geçmesiydi. Eski düzende zira, para ve siyaset arasında kapalı devre bir ilişkiler ağı vardı. Biz o kapalı devreyi kırdık. O kırılma sürecinde bu sefer bunu algılayanlar bir Bizans oyunu oynamaya başladılar. İlk defa 1994 yılında bir reklam ajansı kullanılarak bir kara liste yayımlandı. Bu kara listede bizlerin, MÜSİAD üyelerinin bir kısmının bilgilerine, bizim çeşitli yayınlarımızdan faydalanarak, bazılarını ele geçirerek yer verdiler. “Bu firmalardan alışveriş yapmayın, bunlar dincidir, bunlar İslamcıdır, irticacıdır, İrancıdır”, vb. adlar takmak ve bu kara listeyi fakslarla birbirlerine çekmek suretiyle müthiş bir kampanya başlattılar. Tabii o dönemde internet yok, bu iş faksla yayılıyor. Bir anda bu iş ortaya çıktı.”

Önceki İçerikÖmer Bolat
Sonraki İçerikAhmet Ertürk

Daha Fazlası

SON EKLENENLER

28 ŞUBAT’TA HUKUK- Prof. Dr. Muharrem KILIÇ

28 Şubat, post modern darbe olarak adlandırıyor. Ben bu darbeyi ‘yeni nesil bir darbe’ türü olarak tanımlıyorum. Nitekim bütün şiddet unsurları, lojistik...

VESAYET KURUMU ARACI OLARAK STK’LAR- İdris Kardaş

Sivil toplum kuruluşlarını darbeci olarak ya da darbeci olan ya da olmayan olarak kod­layabiliriz. Bunu böyle bir paketin içine yerleştirebiliriz ama mesele...

DARBE VE İŞ DÜNYASI STK’LARI- Dr. İsrafil Kuralay

Darbeler maalesef Türk siyaset hayatının önemli kırılma noktalarından bir tanesi. Her on yıllık sürede bir darbe beklentisi alametifarikamız noktasına gelmiş durumda. Ka­çınılmaz...

DARBE İLE MÜCADELEDE SİVİL TOPLUM KURULUŞU OLARAK İŞÇİ VE İŞVEREN ÖRGÜTLERİ- Av. Hüseyin Öz

ÖZET Darbeler Türk siyasi hayatının gerçeklerinden biridir. Meclis, siyasi partiler, hukuk, si­vil toplum kuruluşları ve medya gibi varlığını demokrasiye...

DARBE İLE MÜCADELEDE SİVİL TOPLUMUN ROLÜ- Dr. Levent Korkut

Öncelikle üzerinde durulması gereken husus darbe çerçevesinde sivil toplum-devlet ilişkisidir. Bu konuda çok farklı yaklaşımlar, görüşler ya da teoriler var diyebiliriz. Bun­lardan...