No menu items!

Çevik Bir

Okumalısınız!

28 Şubat ve Uluslararası Konjonktür- Prof. Dr. Birol Akgün

28 Şubat günü darbe değil de keşke ülkemizin geçmiş ve güncel başarılarını konuşuyor olsaydık. Türkiye’nin kaybettiği o yıllarda...

TÜRKİYE’DEKİ DARBE GELENEĞİNİN ZİHİNSEL ARKA PLANI- Dr. Rasim Koç

Darbeler konusunda çok şey söyleniyor, çok şey söylüyoruz. Hatta çok şey yazıyoruz. Ben sadece darbelerle ilgili okuyucuları kısa bir zaman tünelinden geçirmek...

28 ŞUBAT’TA HUKUK- Prof. Dr. Muharrem KILIÇ

28 Şubat, post modern darbe olarak adlandırıyor. Ben bu darbeyi ‘yeni nesil bir darbe’ türü olarak tanımlıyorum. Nitekim bütün şiddet unsurları, lojistik...

VESAYET KURUMU ARACI OLARAK STK’LAR- İdris Kardaş

Sivil toplum kuruluşlarını darbeci olarak ya da darbeci olan ya da olmayan olarak kod­layabiliriz. Bunu böyle bir paketin içine yerleştirebiliriz ama mesele...

28 Şubat sürecinin Genelkurmay İkinci Başkanı olan Org. Çevik Bir, dönemin “yasa dışı fişleme organı” Batı Çalışma Grubu’nun fikir babası olarak bilinmektedir. 12 Eylül darbe döneminde, darbeci Kenan Evren’in yaverliğini yapan Çevik Bir, 28 Şubat’ın en etkili isimlerinden biri oldu. Sincan’da tankların yürütülmesinden sonra, “demokrasiye balans ayarı” yaptıklarını ifade etmesi, sürecin bir özeti olarak akıllarda kaldı. Dönemin en önemli unsurlarından bir olarak görülen Genelkurmay brifinglerinde de ön planda olan Bir’in, 1997-1998 yılları arasında yargı organlarına ve basın mensuplarına talimatlar gönderdiği ortaya çıktı. Diğer yandan Çevik Bir’in yönlendirdiği iddia edilen ve 6 milyon insanı fişlediği belirtilen Batı Çalışma Grubu, Kur’an kurslarını denetlemekten, sokaklarda sarıklı-cübbeli insan avına çıkmaya kadar birçok hukuk dışı eylemi, kamuoyunun gözü önünde gerçekleştirdi. Çevik Bir imzalı olduğu iddia edilen belgelerde, askeri birimlerden dernekler, vakıflar, Kur’an kursları, İmam Hatip Okulları ve bu kurumlara gidenlerin sayısının ve kimliklerinin tespit edilmesinin, subayların karşı cins ile tokalaşıp tokalaşmadıklarının, haremlik-selamlık uygulaması yapıp yapmadıklarının belirlenmesinin istendiği ortaya çıktı. 1999 yılında çok arzuladığı Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturamadan emekli olan Çevik Bir, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacağını açıkladı. Ancak adaylığını açıkladığı günün akşamında katıldığı bir televizyon programında, program sunucusunu, emir erini azarlar gibi azarlayınca, meclis içinden de kamuoyu tarafından da pek dikkate alınmadı. Gölcük’te 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremden sonra bir süre ortalarda gözükmemesi, “depremde öldü” söylentilerini ortaya çıkardı. 2010 yılında Gölcük Donanma Komutanlığı’nda ele geçirilen belgelerde, bol miktarda adı geçen Çevik Bir, son dönemde “savunma hakkını” kullanmakla meşgul oluyor.

Önceki İçerikKemal Alemdaroğlu
Sonraki İçerikNuh Mete Yüksel

Daha Fazlası

SON EKLENENLER

28 Şubat ve Uluslararası Konjonktür- Prof. Dr. Birol Akgün

28 Şubat günü darbe değil de keşke ülkemizin geçmiş ve güncel başarılarını konuşuyor olsaydık. Türkiye’nin kaybettiği o yıllarda...

TÜRKİYE’DEKİ DARBE GELENEĞİNİN ZİHİNSEL ARKA PLANI- Dr. Rasim Koç

Darbeler konusunda çok şey söyleniyor, çok şey söylüyoruz. Hatta çok şey yazıyoruz. Ben sadece darbelerle ilgili okuyucuları kısa bir zaman tünelinden geçirmek...

28 ŞUBAT’TA HUKUK- Prof. Dr. Muharrem KILIÇ

28 Şubat, post modern darbe olarak adlandırıyor. Ben bu darbeyi ‘yeni nesil bir darbe’ türü olarak tanımlıyorum. Nitekim bütün şiddet unsurları, lojistik...

VESAYET KURUMU ARACI OLARAK STK’LAR- İdris Kardaş

Sivil toplum kuruluşlarını darbeci olarak ya da darbeci olan ya da olmayan olarak kod­layabiliriz. Bunu böyle bir paketin içine yerleştirebiliriz ama mesele...

DARBE VE İŞ DÜNYASI STK’LARI- Dr. İsrafil Kuralay

Darbeler maalesef Türk siyaset hayatının önemli kırılma noktalarından bir tanesi. Her on yıllık sürede bir darbe beklentisi alametifarikamız noktasına gelmiş durumda. Ka­çınılmaz...