No menu items!

Bülent Arınç

Okumalısınız!

15 Temmuz 2016’da Darbe Yapmaya Kalkışan Cuntacıların TRT’den Okuttukları Bildiri

Türkiye Cumhuriyeti’nin Değerli Vatandaşları, Sistematik bir şekilde sürdürülen anayasa ve kanun ihlalleri; devletin temel nitelikleri ve hayati kurumlarının varlığı...

27 Nisan 2007 TSK E-Muhtıra Bildirisi

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini...

27 Mart 1998 MGK Bildirisi

MGK, 27 Mart 1998’de Cumhurbaşkanı başkanlığında Başbakan, Genelkur­may Başkanı, Kurul Üyesi Bakanlar, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Ko­mutanı ve MGK Genel Sekreteri’nin...

28 Şubat’la İlgili TSK Açıklaması

Türk Silahlı Kuvvetleri bu açıklamayı Mart 1997'de yapmıştır “28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısından beri TSK’yi hedef alan...

“Peşin fikirler ve önyargılar vardı. Bizi yobaz ve Atatürk düşmanı olarak görüyorlardı. Ekonomideki gelişmeler, ülkede barışın sağlanması, herkesin gelirden daha çok pay alması onları ilgilendirmiyordu. İdeolojik bir bağnazlık vardı. Olaylara bu bağnazlıkla bakıyorlar ve ‘bu hükümet gitmeli’ diyorlardı. İşte hayallerimizin gerçekleştiğini sandığımız bir zamanda, çeşitli çevrelerin işbirliğiyle bu hükümetin sonunun getirilmesi, bizim için çok acı oldu. Hayallerimiz yıkıldı, sükût-u hayale uğradık. Bu, daha ziyade Türkiye’nin bunları hak etmediğine ilişkin bir hayal kırıklığıydı. Çünkü biz iktidar olmayı ve Erbakan’ın Başbakan olmasını, nefislerimizi tatmin etmek için istemedik. Türkiye aşağı yukarı 150 yıldan beri rayından çıkmış, gerileyen, bocalayan, kendi içindeki sıkıntılarını bir türlü çözemeyen, hem tarihi perspektifi hem de sosyal politikalar içerisinde yönünü tayin edememiş bir ülkeydi. Gençliğimiz heba oluyordu, enerjimiz boşa gidiyordu. Türkiye, 1 milyon dolarlık kredi almak için kapı kapı dolaşan aciz bir ülke konumundaydı.”

“O dönem, siyaset abluka altına alındı, partiler kuşatıldı. Partilerin içi oyuldu, çok ahlaksızca ilişkiler kuruldu. Bu tür dönemler Türkiye’de geçmişte de yaşanmıştı. Kimin Başbakan, kimin Bakan olacağına, hangi partilerin nasıl kurulacağına ilişkin geçmiş dönemlere ait kurgular, bir siyaset mühendisliği olarak 28 Şubat sürecinde de karşımıza çıktı. Alınıp satılan insanlar olduğunu duymaya başladık. Sermaye bazı oyunlar oynamaya başladı. Birtakım korku veya beklentiler ortaya çıktı. Yüksek yargı kuşatıldı; hatta yargı mensupları brifinglere çağrıldı. YÖK abluka altına alındı. Çevik Bir kendi yazısıyla gönderdiği emirlerde, ‘Katsayı uygulayın, bu Meslek Liseleri üniversitelere gelmesinler’ dedi. Parlamento kuşatıldı. Bu kuşatmalar tanklarla yapılmıyordu; ama toplumun her kesimi bunu hissediyordu. O süreçte sık sık darbeden bahsedildi. Ben, bu nedenle Doğru Yol Partisi’nin ve diğer partilerin milletvekillerinin bir kısmının, yurtdışında rezervasyon yaptırdığını biliyorum. O zamanlar lojmanlarda kalıyorduk. Darbenin gelmesi, çok büyük bir beklentiydi. Bize de söylüyorlardı; ‘biz evimizdeyiz, adresimiz belli, gelsinler’ diyorduk. Ama bazıları İspanya’ya, Yunanistan’a, Almanya’ya, gitme telaşı içindeydi. Siyasetçiler birileri tarafından elde ediliyordu. Yargı üzerinde ve medyada, manipülasyonlar alıp başını gitmişti. Sivil toplum kuruluşları ve meslek kuruluşları da manipüle edilmişti. Ortaya göstermelik adamlar çıktı, bu adamlar haber yapıldı, o haberler üzerine fotoğraflar çekildi. Fadime’ler, Ayşe’ler, Aczimendiler… Bugün artık bunlardan kimse bahsetmiyor.”

“Rahmetli Erbakan Hoca, Adil Düzen’in kamu eliyle değil, özel teşebbüsle birlikte yürümesi gerektiğini düşünürdü. Adil Düzen, çok karmaşık bir yapıydı belki; ama halka büyük ümit vermişti. Çünkü yolsuzluklar vardı, haksızlıklar vardı, hortumlamalar vardı, halkın fakirleşmesi vardı, gelir dengesinde ve dağılımda adaletsizlikler vardı, bölgesel farklılıklar vardı. Sizin ‘Adil Düzen’ demeniz bile yetti insanlara; çünkü insanların adalete her zaman ihtiyaçları var, ona öncelik tanıyorlar. ‘Adil Düzen’ deyince ve belediyelerdeki başarılı hizmetler ortaya çıkınca halk bize oy vermekte tereddüt etmedi.”

“Bin yıl sürecek deniyordu 28 Şubat için. Bin yılı bırakın on yıl bile sürmedi.”

Önceki İçerikCemil Çiçek
Sonraki İçerikMerve Kavakçı

Daha Fazlası

SON EKLENENLER

15 Temmuz 2016’da Darbe Yapmaya Kalkışan Cuntacıların TRT’den Okuttukları Bildiri

Türkiye Cumhuriyeti’nin Değerli Vatandaşları, Sistematik bir şekilde sürdürülen anayasa ve kanun ihlalleri; devletin temel nitelikleri ve hayati kurumlarının varlığı...

27 Nisan 2007 TSK E-Muhtıra Bildirisi

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini...

27 Mart 1998 MGK Bildirisi

MGK, 27 Mart 1998’de Cumhurbaşkanı başkanlığında Başbakan, Genelkur­may Başkanı, Kurul Üyesi Bakanlar, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Ko­mutanı ve MGK Genel Sekreteri’nin...

28 Şubat’la İlgili TSK Açıklaması

Türk Silahlı Kuvvetleri bu açıklamayı Mart 1997'de yapmıştır “28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısından beri TSK’yi hedef alan...

28 Şubat 1997 MGK Muhtırası

illi Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nden bildirilmiştir: Milli Güvenlik Kurulu, 28 Şubat 1997 günü, Sayın Cumhurbaşkanı baş­kanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan...