No menu items!

YALANIN YENİ MECRASI; SOSYAL MEDYA. TERÖR ÖRGÜTLERİNİN VE FETÖ’NÜN SOSYAL MEDYAYI KULLANMA BİÇİMİ- Nedim Şener

Okumalısınız!

28 ŞUBAT’TA HUKUK- Prof. Dr. Muharrem KILIÇ

28 Şubat, post modern darbe olarak adlandırıyor. Ben bu darbeyi ‘yeni nesil bir darbe’ türü olarak tanımlıyorum. Nitekim bütün şiddet unsurları, lojistik...

VESAYET KURUMU ARACI OLARAK STK’LAR- İdris Kardaş

Sivil toplum kuruluşlarını darbeci olarak ya da darbeci olan ya da olmayan olarak kod­layabiliriz. Bunu böyle bir paketin içine yerleştirebiliriz ama mesele...

DARBE VE İŞ DÜNYASI STK’LARI- Dr. İsrafil Kuralay

Darbeler maalesef Türk siyaset hayatının önemli kırılma noktalarından bir tanesi. Her on yıllık sürede bir darbe beklentisi alametifarikamız noktasına gelmiş durumda. Ka­çınılmaz...

DARBE İLE MÜCADELEDE SİVİL TOPLUM KURULUŞU OLARAK İŞÇİ VE İŞVEREN ÖRGÜTLERİ- Av. Hüseyin Öz

ÖZET Darbeler Türk siyasi hayatının gerçeklerinden biridir. Meclis, siyasi partiler, hukuk, si­vil toplum kuruluşları ve medya gibi varlığını demokrasiye...

Haber alma hakkı, hukuk devletleri tarafından anayasal güvence altına alınmıştır. Bu hak­kın yerine getirilmesinde de “basın özgürlüğü” yasalarla korunmaktadır. Gazeteciler, ba­sın ve genel olarak medya toplumlar haber alma hakkı görevini yerine getirirler. Yasalara uyan bireylerin bu haklarını kullanırken, güç odakları; devlet, yargı, iş dünyası, STK’lar, dernekler, vakıflar, cemaatler hatta mafyatik yapılar baskılamaya çalışırlar. Ancak bu kısıtlayıcılığa karşı terör örgütleri medyayı propaganda aracı olarak kullanmaktadır.

Medyanın bu özelliği zaman içinde evrim geçirmiş, propaganda ve son zamanlarda ya­lana dayalı algı operasyonu olarak kullanma özelliği öne çıkmıştır. Nitekim, yaşadı­ğımız döneme “Post-truth” çağı denilmektedir. Post-truth, nesnel olan bir gerçeklik karşısında halk kitlelerinin kişisel duygular ve çeşitli çıkarların ağırlık kazanması ile nesnel gerçekliğin silikleştirilmesi ve kamuoyunu etkilemesi olarak tanımlanıyor.

Post-truth kavramını ilk defa 1992 yılında Sırp Amerikan oyun yazarı Steve Tesich kul­lanmıştır.

1992 yılında yayımlanan Government of Lies (Yalanlar Hükümeti) makalesinde Amerikan halkının önemli bir kısmının Bush hükümeti tarafından yapılan siyasi pro­pagandaları sorgulamadan gerçekmiş gibi kabul ettiğini belirtir. Tesich, artık insan­ların hakikati aramak yerine önüne gelen ham bilgi yığınlarını sorgulamadan kabul ettiğini yazarak eleştirir.

Bu kavram, dijital teknolojinin medya alanında yarattığı köklü değişiklik nedeniyle 2010’lu yıllarda tüm dünyayı etkisi altına aldı. Öyle ki Oxford Dictionaries, İngilizcede 2016 yılının kelimesi olarak ‘Post-truth’u seçti.

Olgu Değil Algı Çağı

“Gerçek” yerine propaganda ve algı amaçlı yalanı tercih eden kitleler, terör örgütle­rinin hedefi hâline dönüştü. Artık, “Olgu” değil, “Algı” üzerinden konuşur olduk. El­bette, “gerçeğe hizmet” için kullanılmayan medya, toplumda yarattığı korku, endişe ve panik nedeniyle terör örgütleri için en kullanışlı araç hâline dönüşüyor.

Nitekim, Eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, İRA terörüne karşı, 15 Temmuz 1985’te Londra’da yaptığı basın toplantısında, “Bazı medya kuruluşları teröristler için bedava reklam yapıyorlar ve bu reklam, teröristlerin hayatta tutan oksijen gibi.” de­mişti. Yani propaganda terörün oksijenidir.

Günümüzde ise terör örgütleri yalnızca saldırılarının propagandası için değil, toplum – sal algıları değiştirmek için de basını, medyayı ve son olarak sosyal medyayı etkili bi­çimde kullanıyor. Eskiden, propaganda ve yalanı yaymak için; bir yazan, kâğıt, matbaa ve finansman ile dağıtıcı bulunması gerekiyordu. Dijitalleşme ile birlikte tüm bunlar geride kaldı. Sahte bir hesap ve başkasına ait bir profil fotoğrafı ile istenilen propagan­da yapılıyor, sınırsız yalan söylenebiliyor.

Terör örgütlerine karşı devletler her türlü mücadeleyi yapar ve kazanır. Ancak günü­müzün teknolojik imkânları karşısında, en zayıf kalınan alan, konu sosyal medyadaki yalan ve algıya dayalı propaganda ile mücadeledir. Çünkü devletler, yasa ve toplum de­ğerleri üzerinden görev yaparken, zaten yasa dışı olan terör örgütlerini bağlayan her­hangi bir ahlak ve toplumsal değer bulunmamaktadır.

FETÖ Yalanı Hunharca Kullandı

İsteyen örgüt istediği kadar yalanı söyler, istediği algı operasyonunu yapar ama dönüp bundan bir sonuç çıkarmaz. Zaten amacı geçici de olsa algı yaratmaktır. Türkiye’de med­yayı bu anlamda en hunharca kullanan ise Fetullahçı Terör Örgütü olmuştur. Her terör ör­gütü yasa dışıdır ama yine de kendisini ideolojik ve yöntemsel açıdan sınırladığı bazı ku­ralları vardır. Ama FETÖ’nün kendisini sınırladığı hiçbir kural yoktur. Ne hukuk ne yasa ne utanma duygusu ne ahlak, hiçbir sınırı olmadan her kılıkta her algı operasyonunu yapar, her yalanı sınırsızca ve çok sayıda söyler, günlerce, aylarca bu yalanı tekrar edebilir.

15 Temmuz darbe girişimine kadar sosyal medya üzerinden tartıştığım FETÖ men­suplarına ilişkin bu gözlemlerim, darbe girişimi sonrası Emniyet içerisindeki FETÖ’cü mahrem yapılanma ile ilgili çok önemli bilgi ve belgeler veren “Garson” kod adlı kişi­nin teslim ettiği dokümanlarla ete kemiğe büründü. İtirafçı FETÖ mensubunun Em- niyet’e teslim ettiği dokümanlar arasında örgütün sosyal medyayı nasıl kullandığına ilişkin yazışmalar da yer alıyordu. Bu belgeleri okuyunca, gördüklerim karşısında bir kitap yazmaya karar verdim. Adı “Şeytanın Kara Kutusu” Bu adı vermemin nedeni bel­gelerin içeriğiydi.

FETÖ Belgelerinde Yalanlar

Türkiye yaşadığı ihanetin şokunu atlatamamışken FETÖ’cüler, hemen ertesinde ya­lan ve algı operasyonlarına başlamış, bunun için sosyal medyayı nasıl kullanacaklarını Pensilvanya’da yaşayan örgüt elebaşına rapor etmişlerdi.

Dokümanlar arasında yer alan “04 BİLİŞİM-SM-ATM ARZ” isimli Word belgesi içe­riğinde FETÖ elebaşına yazılan mektup FETÖ’nün sosyal medyayı nasıl kullandığını şöyle anlatıyordu:

“SOSYAL MEDYA

Efendim birim olarak hesaplarımız genelde muhalif olarak sol ve ülkücü hesaplardan oluş­maktadır. Ayrıca aktrol hesaplarımız da genel hesaplarımızın %3o unu oluşturmaktadır.

Bu hesaplarla gündem oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bunlar dışında yabancı dil hesapları­mız da bulunmaktadır.

15 Temmuz Sonrası 220 civarına düşen twitter hesaplarımız açıktaki ve gaybubetteki öğret­men ve öğrencilerimizin gayretleri ile bugün itibarı ile 730 olmuştur. Her gün farklı çalışma­lar yapılarak sosyal medya gündemi yönlendirilmektedir.

Hesapları genelde gaybubetteki öğretmen ve öğrencilerimiz kullanıyor. Arkadaslarimiz di- ger renklerle ve reel kişiler ile beraber gündem olusturabiliyorlar. Piyasadaki gerçek kişiler ile twittera özel direkt mesajlaşma programında tedbir kurallarımız çerçevesinde yazışma­lar yaparak ve gerçek kişilerin öncülüğünde gündemler oluşturarak piyasaya onlar eliyle sü­rüp gündemlerin yayılmasına çalışılıyor.

Facebook ve Instagram çalışmalarımız devam etmektedir. Bu arada Face de etkin olan sol­cu Atatürkçü vb. muhalif gruplarla twitter üzerinden etkileşime geçilmiş olup, özellikle son günlerde piyasaya sürülen El nüsra ve Işıd bağlantıları ile ilgili hazırlanan tüm capslar ve videolar bu gruplar vasıtasıyla bize hiçbir kapı çıkmayacak şekilde face ve instagramda da dolaşıma sokulmuştur.

Hesaplari kullanan arkadaşlarımız dualarınızı beklemektedirler.”

FETÖ’nün Başka Gruplara Sızma Planı

Yine ele geçirilen örgüt dokümanları arasında, sosyal medya üzerinden hangi konular­da algı operasyonları yapılacağı ve muhalif gruplara nasıl sızılacağı şöyle anlatılıyor:

“MEŞGUL ETME ADINA NELER YAPILABİLİR” isimli belgede:

  1. 1-       2002’deki ekonomik durum ve 2016 daki ekonomik durum kiyaslamalari her platform da yapilsa halkin anlayabilecegi sekilde ekmek fiyati, simit fiyatı ,doğalgaz, kisi başına düşen gelir, gıda fiyatlari ve ekonomik kriz vurgulansa hani nerede istikrar…
  2. 2-       Cumhurbaskanı’nın diploması sürekli gündemde tutulsa, tüm MEB öğretmenlerinin ki inceleniyor onun ki ve diğer memur ve bakanların ki niye incelenmiyor..
  3. 3-       Rüşvet ve yolsuzluk ile ilgili gündem yapma twit face… bunlardan dolayı herşeye zam geliyor…yolsuzluk ve rüşvetin bedelini yapanlar değil halk ödüyor.
  4. 4.     uyusturucu ve ahlaksizliklar gundeme gelse muta ve fuhusun yayginlasmasi durumlari gundem olsa…Akp ve teskilatlarindaki bu durumlar haberlestirilse..
  5. 5.     torpil ve yakinlarini kayirma gundem olsa ve issizlik ile ilgili yurekyakan hikayeler haber- lestirilse…

7.yalanciligi ve tutarsizliklarini gosteren son vesayet tarzi videolar yorum sizin veya soyle- nenler ve yapilanlar diye bir adla youtube den ve face den yayinlansa…

8.Sehitler ile ilgili analar agliyor,analar neden agliyor,hani analar aglamayacakti…seklinde hergun hashtag acip twiter ve facebook tan video ve gorsel paylasma.

ç.Bülent Arinc in aciklamalarinin kisa videolar seklinde hazirlanip youtobe dan facebook tan twiter dan whatsap dan paylasilarak tabana yayilmaya calisilmasi

10.Secilmis Krallik istemiyoruz Tam Demokrasi istiyoruz.Benzeri bir slogan ile bazi sivil top­lum kuruluslari onculugunda akademisyenlerin, muhalefet partilerinin sozcu ve milletvekil- lerininde katildigi konferans ve seminer calismalari yapilabilir.

11.Muhalif gazetelerin facebook sayfalari olsa son vesayetin hazirladigi benzeri videolari oradan yayınlasalar ve bunlar daha genis tabana yayilsa.sozcu,cumhuriyet,yenicag,ortado- gu, birgun, yurt …gazeteleri ile her kesime farkli bir formatta bu bilgiler yayilsa…”

Böylece örgüt mensupları tarafından, gündem değiştirebilmek, toplumun örgüte bakış açısını değiştirerek hem örgüt adına yeni taban oluşturmak hem de çözülmelerin ve ih­barların önüne geçebilmek ve örgüt lehine algı oluşturabilmek maksadı ile hazırlandığı değerlendirilen dokümanda; bir dönem ülkemizin gündeminde yer alan bazı konula­rın da örgüt tarafından tasarlandığı, çeşitli sosyal medya araçları ile örgüte yakın veya muhalif yazılı-görsel medya araçları ile kamuoyuna servis edildiği görülmekte.

Örgütün bu strateji ile kara propaganda yaparak ve farklı konularla gündemi meşgul ederek örgüt ile mücadele eden birimleri ve kişileri meşgul etmeyi amaçladığı, böyle­likle örgütle mücadeleyi sekteye uğratmaya çalıştığı açıkça anlaşılmakta.

FETÖ’nün Sosyal Medya Sorumlusu

FETÖ bunun için örgütsel yapılanmada, “Sosyal Medya Sorumlusu” da tayin etmişti. Örgüt dokümanlarında Sosyal Medya Sorumlusu şöyle tarif ediliyor:

BİLİŞİM/ATM/SOSYAL MEDYA: Bu kişilerin; örgüt içinde Temsilciye, Genel Müdüre ve Müdüre doğrudan bağlı olan ve bunlar adına örgüt üyelerinin dijital anlamda tedbirli olup olmadıklarını kontrol eden, bu kişilere dijital destek verme, tedbiri zayıflatabile­cek konuları tespit edebilmek için arama/ tarama faaliyetlerinde bulunan ve örgütsel faaliyetler için sosyal medyayı da etkin olarak kullanan kişiler

FETÖ’nün Şeytani Renklendirme Taktiği

17-25 Aralık” ve “15 Temmuz Darbe Girişimi” süreçlerinden sonra deşifre olan FETÖ/ PDY silahlı terör örgütünün yasa dışı faaliyetlerini sürdürebilmek adına geliştirdiği yöntemlerden bir diğerinin, “Renklendirme” olarak tanımladıkları “Diğer Oluşumlar İçine Sızma” faaliyeti olduğu, incelenen verilerden anlaşıldı.

Yapılan operasyonlar ve adli soruşturmalar ile örgütün çözülmesi neticesinde; kamufle olarak kuvvet kazanmak, yeniden devlet kurumlarına sızmak ve ayrıca sosyal medyada provokasyonlar üreterek mevcut hükümete karşı halk ayaklanması vb. huzursuzluklar yaratmak için geliştirdikleri bu yöntemin hem kamu kurumu, hem günlük yaşam hem de sosyal medya içerisinde denendiği, ele geçirilen dokümanlardan da anlaşılmaktadır. Örgütün belgelerinden, kısmen de olsa başarılı olduğu tespit edilen bu yöntemin, daha önce FETÖ/PDY üzerinde yapılan soruşturmalarda gündeme geldiği bilinmektedir. Bu bağlamda; devletin bekası, vatandaşların huzur ve sükünunun devamı için bahsi geçen yeni yöntemle ilgili ayrıca tedbir almanın gerekliliği de değerlendirilmelidir.

Bu yöntemle renklenen oluşumlar içerisinde:

Mevcut Hükümet Karşıtı Gruplar

Mevcut Hükümet Yanlısı Gruplar

Tüm Muhalif Parti Grupları

Diğer Dini Cemaatler

Farklı Dini Mezhep Grupları (Aleviler)

Ulusalcı, Atatürkçü Düşünceye Sahip Gruplar

Diğer Terör Örgütleri (PKK, DHKP-C)

“Renksizlik” olarak tanımlanan, hiçbir oluşuma dâhil olmayan gruplar bulunduğu tespit edilmiştir.

FETÖ’ye Göre Neler Renktir?

Fetö’nün ele geçen arşivine göre nelerin “renklendirme” olduğu nelerin olmadığı tek tek şöyle sıralanmıştır:

-TARİKATLAR(NAKŞİ- KADRİ- HALVETİ- VS.)- CEMAATLER(NUR CEMAATLERİ- ERENKÖY- ÇARŞAMBA- İSLAMOĞLU CEMAATİ VS)- AKP- PARTİLER.

-NELER RENK DEĞİLDİR: ( BUNLAR RENK OLMAMAKLA BİRLİKTE TEDBİR AÇISIN­DAN İYİDİR)

EHL-İ DÜNYA- RENKSİZLİK- VS- ANADOLU İNSANI.

TAVSİYE EDİLEN: BİR KABİLİYETİNİ GELİŞTİRMEK( İPHONE DAN ANLAMAK)- SER­TİFİKASI OLMAK- DİL BİLMEK- BİLGİSAYAR TEKNİK DONANIMINA SAHİP OLMAK- İŞ BİTİRİCİLİK(EV TAMİR İŞLERİNDEN- NE NEREDE BULUNUR VE TEMİN EDİLİRDEN ANLAMAK)- KIYAFETİNE DİKKAT ETMEK(ŞAKİRT GİBİ GEZMEME) VS VS

Gündem Belirlemede Öncelik

FETÖ terör örgütü, yaptığı bu çalışmalarla Türkiye’de sosyal medya gündemini belir­lemede öncelik de kazandı. Nitekim bu durumu Pensilvanya’da firari olarak yaşayan örgüt elebaşına da şöyle rapor ettiler:

“EK 5 SM-GUNDEMLERİ 18012016” isimli Word belgesi içerisinde yer alan metinde:

ETİKET GÜNDEMİ

  1. a.      SALI, PERŞEMBE, C.TESİ SAAT 12.30’DA.
  2. b.      AKŞAMLARI YİNE 22.30 DA YAPACAĞIZ ANCAK BÖLGEYE SÖYLEMEYECEĞİZ.

BU İŞ GÖNÜLLÜK HESABINA GÖRE Mİ YAPILMALI YOKSA BİR HİZMETİ VAZİFE OLA­RAK MI ADDEDİLMELİ

FACEBOOK HESAP OLMALI MI?

FACE HESABINI AÇIKTA OLAN ABİLER ÜZERİNDEN İŞLETEBİLİR MİYİZ?

YAPILAN LOBİ ÇALIŞMALARI

UÇAK DÜŞÜRME İLE İLGİLİ HAVA KUVVETLERİ İLE AKP NİN ARASININ AÇILMASI ÇA­LIŞMASI, SÖZCÜDE MANŞET OLMUŞTU.

DİYANETİN FETVASI HADİSESİ PATLATAN JB OLDU

AKTROLL OLUP DA TWİT ATAN HÂKİMİN ORTAYA ÇIKARILMASI HADİSESİ VE CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISINA BİLDİRİLMESİ (KAÇSAATOLDU YAPTI)

STV NİN TURKSATTAN ÇIKARILMASI HADİSESİNDE, AP MV LERİ İLE YAPILAN DM YA­ZIŞMALARI MEDYAYA SERVİS EDİLDİ VE MEDYA AP NİN AÇIKLAMASI ŞEKLİNDE HA­BERİ VERMESİ İLE CHP KILIÇDAROĞLU’ NUN SAHİP ÇIKAN AÇIKLAMALARI OLDU

S. K’nın HACKERLAR TARAFINDAN TWİT HESABININ ÇALINMASI OLAYINDA HESABI KURTARIP ARKASINDAN TWİTTERA ONAYLATAN JB OLDU. S. K. BÜYÜK MİNNET AL­TINDA KALDI. YAZIŞMALAR MEVCUT MAĞDURİYETLERİN DEVAMLI

İŞLENMESİ ADINA TAG: #ŞEHİDEKELLEGAZİYETERÖRİST YAPILDI. SAVCIYA HAKİME YAZILDI.

25 ARALIK GAZİ BAŞKOMİSER GÜNDEMİ AKTROLLERDEN 25 ARALIK OPERASYONU YAPILACAĞI, DARBE VE İNTİKAM SÖYLENTİLERİ YAYILDI

DAHA SONRA ANKET HESABIMIZDAN BİR ANKET PAYLAŞILDI VE 25 ARALIK DA YİNE MASUM POLİSE OPERASYON OLACAĞI YAZILDI

EN SON DA #25ARALIKNASILKARARTILACAK TAG ÇALIŞMASI YAPILDI

4. EVREDE DE MASUM POLİSLERE TEKRAR OPERASYONLAR YAPILIYOR HABERLERİ HEM ETİKETİMİZ İÇERİSİNDEN HEM DE MEDYADAN DİLLENDİRİLDİ.

ANKETİMİZ HABER OLDU… ÇOK İYİ OLMUŞ

ANKETİMİZ 40 BİN KİŞİYİ GEÇTİ. AKTROLLER ÇOK ÇIRPINDI AMA OLMADI. https:// twitter.com/erdogan_postasi/status/680356494043394048 ANKET EN BÜYÜK LİDER KİM SORUSUNA YANIT ARIYOR İDİ?

  1. i.      İSRAİL İLE İLGİLİ YAPILANLAR
  2. i.      TWİTTER’DA 900.000 KİŞİYE ERİŞİLDİ.
  3. ii.      TOPLAMDA İSE 3.473.000 KİŞİYE ERİŞİM SAĞLANDI
  4. iii.       KAREL VALENSİ ÜZERİNDEN YAZILANLAR VB. BİRÇOK ÇALIŞMA YAPILDI.

j.    ULUSALCI GÜÇLÜ BİR HESAP “MEHMET SEVKET EYGİNİN BAHSETTİĞİ PAKRADUNİ KÖKENLİ SİYASAL İSLAMCI LİDER KİM?” DİYE ANKET YAPTI, ŞIKLARDAN BİRİ DE RTE İDİ VE O ÇIKTI. BAYA BİR AKTROLLER HESABI ÇÖ­KERTMEK İÇİN UĞRAŞTI.

k.    HİTLER SÖZÜ 1. GÜNDEM… BOMBARDIMINA YAZARLAR VE VEKİLLERLE BİRLİKTE DEVAM ETTİK VE SARAYDAN HİTLER SÖZÜ İLE AÇIKLAMA YAPMAK ZORUNDA KALDILAR…

l. E.A. MHP GRUP BAŞKAN VEKİLİ BİR ARKADAŞIMIZLA DİREK MESAJLA İR­TİBATLARI VARDI BİZİM YÖNLENDİRMEMİZLE MECLİSTE BİR SORU ÖNER­GESİ VERDİ BAŞBAKANA CEVAPLAMASI İSTEMİYLE: SORU KONUSU SOSYAL BİR İHTİYAÇ LA İLGİLİ OKULLAR TATİL OLUNCA ÇALIŞAN ANNELER ÇOCUK­LARINI İŞYERLERİNE GÖTÜRMEK ZORUNDA KALIYOR ÇOCUK VE ANNE İÇİN MAĞDURİYETLERE SEBEP OLUYOR BU KONUYU ÇÖZÜN ŞEKLİNDEYDİ.

m.    KÜRT RAPORU: 2 SAAT ÖNCE YİLMAZ OZDİLDEN PAYLASMİSTİM O RAPO­RU 2.SERİ OLARAK. KÖPURTÜLÜNCE ERDOĞAN IN KÜRT RAPORU HEM SÖZCÜ HEM DE GRİHATTA YAYİNLANDI.

n.     #PKKHENDEKKAZARKEN TR DE 522 DK, DÜNYADA 100 DAKİKA GÜNDEM­DE KALDI.

o.     TURKISH HITLER BREZİLYALI CARTOON A KARİKATÜR ÇİZDİRİLDİ – AKP-İŞİD ORTAKLIĞI İLE ALAKALI

p.     TRTHABER’ meselesi

>EKMEK FİYATINA ZAM GELMEDİ AMA FİYATI ARTTI DEDİLER. BİZ DE >KAR YAĞDI AMA YERLER ISLANMADİ DİYE TWEET ATTIK. BAYA TUTTU. >>ORİJİNAL TWEETİ TRTHABER SİLDİ ABİ

SONRA DA TRT İÇİNDEKİ PARALELE BAGLADILAR

q.    YİLMAZ ÖZDİL, MUJDAT GEZEN, HALDUN DORMEN, SENERSEN, BEYAZ ASKİDA.

r.     BİRAZ GÜÇLENSİNLER İYİ İS YAPACAK İNS. ABİ ACMAKTAKİ AMACIM, MU­HALİF UNLU SESLERİ ARTIRMAK VE MİLLETE CESARET VERMEKTİ. İLERDE VERMEK İSTEDİGİMİZ MESAJİ BUNLAR UZERİNDEN VERİRSEK DAHA İKNA EDİCİ OLACAKTİR. KUÇÜK HESAPLARLA BURALARA GELDİLER

s.     @CÜNEYTARAT01 CÜNEYT ARAT İLE NETTE TANIŞTIK ERDOĞAN İLE DA­VALIK OLDUĞUNU SÖYLEDİ VE ERTESİ GÜN 11 DE MAHKEMESİ VARDI BİZDE

KENDİSİNE DESTEK OLMAK İÇİN #CÜNEYTARATAENBÜYÜKENGELRTE DİYE TAG AÇTIK VE TT OLDU, ERDOĞANIN AVUKATI DAVADAN ÇEKİLDİ ŞİKÂYET­TEN VAZ GEÇTİLER HATTA ÖYLEKİ BU KİŞİYİ AKTİVİS İLAN EDİP HABERLER YAPTILAR.”

şeklinde renklenme yaparak, örgüte tezat görüşte olduğu bilinen medya mensupları ve gruplara yönelik olarak, mevcut hükümet aleyhine olacak şekilde; iletişim, tivit atma ve provokasyonel faaliyetlerde bulundukları, yapılan bu faaliyetleri üstlerine raporla- dıkları tespit edildi.

Örgütün “Renklenme” denilen yöntemi; kendilerini gizlemekten ziyade sosyal medya­da ters algı oluşturmak ve karşıt görüşlü grupları maşa yaparak, mevcut yönetime karşı kışkırtmak için kullandığı gözlendi. Sanal ortam üzerinden de olsa fitne amaçlı yapılan bu çalışmalarda; örgütün kendilerine mensup ya da mensup olmayan fark etmeksizin, herkesi örgüt lehine kullanmaya çalıştığı açıkça görülmektedir.

Yine “03 Bilişim Gündemleri” isimli Word belgesi içerisinde yer alan metinde:

“SOSYALMEDYA

2 HAFTALIK SOSYAL MEDYA RAPORU

ACİL 2 HEDEFİMİZ VAR.

  1. a.      MEVCUT HESAPLARIN AKTİF OLUP-OLMADIĞINI KONTROL EDELİM.
  2. b.      AKTİF OLMAYAN HESAPLARIMIZIN TEKRAR HAREKETE GEÇİRİLMESİ

FOTO – VİDEO – RESİM İÇİN HER BÖLGEDE MÜSAİT OLANLARDAN 2 KİŞİ TESPİTİ – İSİM TESPİTİ YAPALIM.

LOBİ FAALİYETLERİNİ TEKRAR CANLANDIRILMASI

GAZETELERİN YAZARLARINA ATILAN TWİT / MENTİON (HÜRRİYET, ORTADOĞU, SÖZCÜ, YENİÇAĞ, CUMHURİYET)

TV PROGRAMCILARINA ATILAN TWİT / MENİTON (İSMAİL KÜÇÜKKAYA, İRFAN DE­ĞİRMENCİ, FATİH PORTAKAL, CÜNEYT ÖZDEMİR, AHMET HAKAN, ŞİRİN PAYZIN, MİLGÜN CABAS)

HÜRRİYET, İNTERNETHABER VE HABER 7 SİTELERİNE YAPILAN YORUM

FACEBOOK TARAFINDA DA BÜYÜK HESAPLAR ELİYLE GÖRSELLERİN YAYILMAYA ÇA­LIŞILMASI

@VEKİLİMİZKİM?”

Bahsi geçen konu ayrıca raporun “örgütlenme” başlığında işlenmiş; örgütün, sosyal medyada yanıltıcı ve provokatif gündem oluşturup (TT Listesine girmek) vatandaşların hassasiyet gösterdiği konuları öne çıkararak, halkı galeyana getirmek için başvurduk­ları bir yöntem olarak da dikkat çekmektedir.

17/25 Aralık ve 15 Temmuz’dan Bu Yana

Elindeki medya imkânlarını kaybeden Fetullahçı Terör Örgütü, 15 Temmuz darbe giri­şimi sonrası iki yöntemi kullandı. Birincisi “Muhalif medya” organlarına ve burada ça­lışanlara yanıltıcı haberler yaptırmaktı. İkincisi ise kurduğu internet siteleri ve internet televizyonları ile Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya araçları üzerinden algı operasyonları yapmaktı.

  1. 1.Adım: Savunma

15 Temmuz’un hemen ardından, örgütün darbe girişimi ile ilgisi olmadığı, bunun bir “tiyat­ro, senaryo, kontrollü darbe” olduğu yalanını yaymaktı. Bunu yaparken de, TSK içerisinde masum askerlerin hedef alındığı hatta Atatürkçü subayların ihraç edildiği yalanını öne sür­düler. Ve maalesef bazı siyasetçiler de buna aracılık ettiler. Darbenin sivil imamı Adil Ök- süz’ün MİT elemanı olduğu yalanını da ilk kez yine “Deniz Bayrak” isimli Twitter hesabı üzerinden yaydılar. Nitekim ana muhalefet partisi de uzun süre bunu dillendirdi. FETÖ söy­lemi olan “kontrollü darbe” algısının yerleşmesi için bunu kullandılar. Ancak yürütülen 15 Temmuz darbe davalarında ortaya çıkan belgeler, verilen mahkeme kararları onların bu ça­basını sonuçsuz bıraktı. Öyle ki, örgüt tabanında Adil Öksüz ve diğer sivil imamların darbede oynadığı role ilişkin tatmin edici açıklamalar yapılmaması üzerine FETÖ bu konuyu kapattı.

  • 2.Adım: Mağduriyet Algısı

Hem gündemden düşmesi hem de örgüt tabanında da karşılığı olmaması nedeniyle 15 Temmuz tartışmalarını büyük ölçüde sonlandıran FETÖ’cüler, daha sonra sosyal medyayı “mağdur” algısı yaratmak için kullandı. FETÖ’ye karşı mücadele edenleri tek tek fişleyip haklarında kampanyalar yaptı. İhraç edilenlerle ilgili mağduriyet algısı üzerine çalıştı. Ör­neğin KHK ile ihraç edilenlerin haksızlığa uğradığına, işe iade edilmeleri gerektiğine dair çalışmalar yaptılar. Önceleri bir iki milletvekili ile yandaş bulan kampanya, önce AKP’li Bülent Arınç tarafından dile getirildi ve maalesef ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da KHK’lıları iade edeceğini söyleyerek buna alet oldu.

  • 3.Adım: Toplumsal Olayları Provoke Etme

FETÖ terör örgütü şu anda bir yandan bu konuyu canlı tutuyor diğer yandan da diğer muhalif grupların arasına karışarak sosyal, siyasal, ekonomik veya çevre olaylarında doğrunun yanına yalanı koyarak ulusal ve uluslararası çapta kampanyalar düzenliyor.

Bugün için FETÖ/PDY ve Sosyal Medya Taktiklerini sıralamak gerekirse;

1—  Gündem Yaratma: Devleti zor duruma düşürücü en ufak gündem maddesini Twitter’ın Trend Topic uygulaması, etiketleme, anket kurgulama gibi tekniklerle bü­yütmek.

2—  Devletin Organlarını Karalama, Hukuksuz Gösterme: Devletin güvenlik ve yargı organlarını alenen suçlamak ve kanuni uygulamaları çarpıtarak mesaj, ileti, görüntü kurgularıyla kamuoyunu yanıltmak, yönlendirmek.

3—  Tehdit, Sindirme, Yıldırma ve Şantaj: Kendilerine karşı olduğunu değerlendirdikleri kişilere gözdağı vermek, onları sindirmek ve korkutmak için bireysel telefonları, ad­resleri ve hatta yakınlarının bilgilerini dolaşıma sokmak.

4—   Hedef Saptırma: Toplumun dikkatini farklı yöne çekme amaçlı mesajlar yayımla­mak.

5—   Değerlerinİstismarı:Toplumun diniinancından,gelenekvevicdanındanfaydalanarak mağduriyet algısı oluşturmak.

6—   Hedef Gösterme: Sahte belge, ses kayıtları ya da görüntüleri dolaşıma sokarak çe­şitli manipülasyonlar ile kişi/kurum ya da kuruluşları hedef göstermek.

7—   Hukuku Yanıltmaya Çalışma: Örgüt üyelerinin yargılanma sürecinde yargı erkine olan güveni zedelemek ve hukuksal süreci etkilemeye çalışmak.

8—   Terör Örgütünü Meşru Gösterme: Örgüte din ve eğitim ile meşruiyet kazandırma.

FETÖ’nün 15 Temmuz sonrası sosyal medya kullanımını özetlemek gerekirse; özellikle 15 Temmuz öncesi ve sonrası yoğun bir çalışma yürüttükleri görülüyor.

Sosyal medyada isimsiz hesaplar oluşturarak, spekülasyon yayan birçok hesap kullanmış, önce darbe için propaganda yapmış, sonrasında ise ikinci bir darbe dalgası korkusu yarat­mak istemişlerdi. FETÖ mensupları sosyal medya ve ağlarda akla gelen her türlü kimliğe bürünmektedir. Farklı siyasal görüşlere sahip izlenimi vererek sanal casusluk yapmakta; kadın, genç profillerinde sözde aşırı siyasi, liberal ve benzeri kimlikler altında kendi örgüt propagandalarını yapmaktadırlar. 17-25 Aralık sürecinde “Sosyal Medya Mesulü” adı al­tında kurulan birim üzerinden sahte hesaplar oluşturulmuş, bahse konu hesaplarla hükü­mete karşı açıktan bir savaş yürütülmüştür. Bu spekülatif paylaşımların yapıldığı hesaplar incelendiğinde içlerinde farklı ülkelerden alınmış hesaplar olduğu anlaşıldı. 15 Temmuz darbe girişimi öncesi ve sonrasında yurt dışına kaçan örgüt üyelerince yönetilen Akın İpek, Tarık Toros, Önder Aytaç, Said Sefa, Bülent Keneş, Emre Uslu gibi hesapların yanı sıra her türlü kimliğe bürünebildikleri (Atatürkçü, Muhalif, Marjinal Sol, PKK/KCK’lı vb.) “Ömer Fazlı, Deliler Taburu, Dahi Bilal, Suna Varol, Esra Pekdemir, Esra Tuncer, Simge Ekici” gibi yüz binlerce takipçisi olan sahte ve bot hesaplar tarafından ülke gündeminde yer alan olayları kendi çıkar ve avantajlarına göre kontrol etmek maksadıyla adil veya dürüst olma­yan yöntemlerle kamuoyunu yönlendirmeye çalıştıkları görülmüştür.

“Hazreti Muhammed Tweetleri Katlayın” Demiş!

Tgüt elebaşının sözde rüyalarında peygamberlerle, alimlerle ve diğer dinî önderlerle görüştüğü, sözde hikmetli rüyalar üzerinden kendisine yarattığı güç ve iktidar üze­rinden; 17-25 Aralık yargı darbesi teşebbüsü sonrası verdiği, “Peygamber Efendimiz sosyal medyada tweetleri ikiye katlayın buyurdu” emri örgüt üyeleri tarafından sorgu sual olmaksızın kabul edilmiş, paylaşımlar gece-gündüz ayırımı olmaksızın, bir hesap başına düşen birden fazla kullanıcıyla ikiye katlanmıştır.

15 Temmuz darbe girişimi için kullanılan “tiyatro”, “kontrollü darbe”, “Cuma nama­zına gitmedi.” FETÖ terör örgütü tarafından kullanılan başka başlıklardır.

-FETÖ, farklı görünümdeki hesaplar aracılığıyla, kara propaganda yaparak, darbe gi­rişimini ulusal ve uluslararası arenada sözde devlet destekli olarak göstererek, bu tür kavramlarla Türkiye Cumhuriyetinin siyasi tarihindeki ilk darbe olan 27 Mayıs 1960 darbesi ile Cumhuriyet tarihindeki son kalkışma olan 15 Temmuz darbe girişimi ön­cesinde darbeye kamusal rıza ve meşruiyet kazandırılmaya çalıştıkları görülmektedir.

-Kovid-19 sürecinde olmadık yerlerden olmadık görüntülerle “rakam daha fazla ama açıklamıyorlar” gibi yalanları yaymaya çalışarak halkı endişeye düşürmek ve devlete olan güveni azaltmak için çalışmışlardır.

-Suriye ve Afgan düzensiz göçmenlere ait görüntülerin “Neden hep erkekler geliyor?”, “Göçmen değil asker getiriyorlar” söylemleriyle toplumun sinir uçlarına (din, dil, ırk) dokunarak, halkın bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik et­mek amacı barındıran paylaşımlara yer verdikleri görülmüştür.

-Örgüt üyelerinin marjinal sol hesaplar tarafından oluşturulduğu değerlendirilen has- htaglere verdikleri destekler ve her iki grubun da sistematik olarak kullandıkları “dik­tatörlük”, “otoriterlik”, “yolsuzluk”, “fikir ve ifade hürriyetine baskı” gibi kavram­larla seçilmiş hükuûmete yönelik yıpratma politikası geliştirdikleri görülmüştür.

-FETÖ, genellikle sosyal medya platformlarında varlığını sürdürmektedir. Ayrıca, “Change.org” gibi kampanya maksatlı sosyal ağlarda faaliyetlerini de yürütmektedir. FETÖ mensupları saptanan 6 dilde kara propaganda yapmakta, Türkiye aleyhinde pa­nel ve toplantıları sosyal medya üzerinden organize etmekte ve son dönemde özellik­le Youtube video platformu başta olmak üzere çeşitli görsel ve işitsel platformlardan Emre Uslu, Cevheri Güven gibi firari örgüt üyelerin düzenledikleri canlı yayınlarla de- zenformasyon çalışmalarını köpürterek hükûmet aleyhine ve ülkenin istikrarına kas­tedecek şekilde yayın yaptıkları görülmektedir.

Yalanı En Hızlı Terör Örgütleri Yayıyor

FETÖ başta olmak üzere terör örgütleri ve onlara yakın kitlenin sosyal medyayı etkin olarak kullandıkları, özellikle yurt dışında firari olarak bulunan örgüt mensuplarının açıkta, yurt içindeki destekçilerinin ise sahte hesaplar aracılığı ile ülkemizde meydana gelen her olayı kullanarak toplumu ayrıştırmaya ve hükûmet tarafından yürütülen faa­liyetler manipüle ederek değersizleştirilmeye çalıştıkları görülmüştür.

Bu tür faaliyetlerini, çeşitli ideoloji ve cinsel kimlikler altına girerek “ters algı/trolle- me” (içine büründüğü kimliği kötü savunarak ya da radikal göstererek) yönetimiyle yapmaya çalıştıkları gözlenmektedir.

Özellikle bu dezenformasyon unsurlarıyla, orman yangınları bağlamında vatandaş­larımız üzerinde daha büyük bir üzüntüye sebebiyet vererek sahada büyük bir özveri ve gayretle mücadele eden ilgili personel ve gönüllülerin emeğine de halel getirmeyi amaçladıkları görülmüştür.

Konuyla yakından ilgilenen İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığına göre; sosyal medya üzerinde sistemli bir şekilde yürüttüğü de- zenformatif, manipülatif ve propaganda içeriklerini barındıran hashtag ve paylaşım­ların

FETÖ: % 32

Marjinal Sol: %23 PKK: %18

DHKP-C: %12

Genel Kullanıcılar: %15 oranında olduğu görülmektedir.

En aktif olarak yer aldıkları sosyal paylaşım platformu Twitter üzerinde paylaşım sayı­ları ve içerikleri ile öncü olan ve gündemi belirlemeye çalışan bot hesaplardan bazıla­rının “Ömer Fazlı, Deliler Taburu, Dahi Bilal, Suna Varol, Esra Pekdemir, Esra Tuncer, Simge Ekici” olduğu, bu gibi yüz binlerce takipçisi olan hesapların her türlü kimliğe büründükleri: %75’inin Atatürkçü, %20’sinin PKK/KCK’lı bir kimlikle ve %95’inin gerçek kimliklerinin erkek olmasına rağmen kadın profili kullandıkları tespit edilmiş­tir.

Türkiye’ye Operasyon Çekilmesine İzin Verilmemeli

Sosyal medya yalnız Türkiye’de değil tüm dünyada yalanın en hızlı yayıldığı zemin olmuştur. Nitekim, Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, sosyal medyanın kaynağı olan Amerika Birleşik Devletlerinde bile şikayet konusu olmuştur. Bu ülkelerde son derece ağır cezalar içeren yasal düzenlemeler yapılmıştır. Konu Face- book ve Instagram gibi kuruluşların merkezi olan Amerika’da, medyada hatta ABD Se­natosunda bile ele alınmış, yasal düzenlemeler için fikir birliği oluşmuştur. Türkiye’de de bu konuda önemli bir yasama çalışması bulunmaktadır.

İnsanlar arasında iletişimin sağlanması, fikir tartışması yapılması, eleştirilerin dile getirilmesinin amaçlandığı sosyal medya organize grupların linç alanı hâline gelmiş durumdadır. Kişilerin aile üyelerine, inançlarına, etnik kimliklerine, millî değerlerine en ağır hakaretlerin edildiği bir alana dönüşmüştür. Sosyal medya kullanıcılarının her gün her an maruz kaldığı bu saldırılarla ilgili olarak son gelişme, ABD medyasına ve Senatosuna açıklamalar yapan Facebook’un eski çalışanı, veri bilimi uzmanı Frances Haugen’in sözleri oldu.

Facebook’u ABD’nin karşı karşı­ya olduğu “en acil tehditlerden biri” olarak niteleyen Haugen, sosyal medya devinin algorit­malarını ve faaliyetlerini giz­li tuttuğunu şu sözlerle açıkladı: “Meselenin özü, Facebook’un yıkıcı seçimlerini Facebook’tan başka kimsenin anlayamaması çünkü sadece Facebook inceleme yapabiliyor.

Haugen, Facebook ürünlerinin çocuklara zarar verdiğini, sos­yal bölünmeyi körüklediğini ve Amerika’nın demokrasisini zede­lediğini anlatıyor.

Facebook yöneticilerinin şirke­tin kârlılığını her zaman güven­liğin üzerinde tuttuğunu şöyle anlatıyor: “Şirketin lider kadrosu

Facebook ve Instagram’ı daha güvenli hale getirmenin yollarını biliyor ama gereken değişiklikleri yapmıyor çünkü kullanıcılar yerine ettikleri dev kârları tercih etmek zorundalar.

EN ilginci, sosyal medyayı istediği gibi manipüle eden Facebook’un hiç kimseye he­sap vermediğini ve kimsenin firmanın CEO’su Mark Zuckerberg’i sorumlu tutmadığını söylüyor.

Facebook tekrar tekrar algoritmalarını para kazanmak gibi kendi çıkarları için en uygun hale getirmeyi seçti” diyen Haugen, şirketin nefret, şiddet ve yanlış bilgiyle çevrimiçi mücadelede ilerleme kaydettiği iddialarının ise yalan olduğunu anlatıyor.

Yapılan bir araştırmaya göre, Facebook’un nefretin yüzde 3 ila 5’i, şiddet ve tahriğin ise yalnızca yüzde 1’inin onda 6’sı gibi düşük bir kısmına işlem uygulayabildiğini, ocak ayında gerçekleşen Kongre Binası ayaklanmasının büyümesine yardım ettiğini de söy­ledi.

Fotoğraf ve video temelli sosyal ağ platformu Instagram’ın da sahibi olan Facebook, Instagram’ın gençler için “toksik” bir yer olduğu sonucuna ulaşan şirket içi bir araş­tırma yaptı. Fakat araştırma bulgularını yayımlamadı.

Facebook çalışanı Haugen, demokrasiler için büyük tehlike olan Amerikalı sosyal med­ya platformları hakkındaki düşüncesini CBS kanalına verdiği şu cümle ile özetliyor: “Facebook’un bugün var olan hali toplumlarımızı paramparça ediyor ve dünyanın dört bir yanında etnik şiddete yol açıyor.”

ABD Kongresi’nde birçok konuda karşı karşıya gelen Demokrat ve Cumhuriyetçi sena­törler, Facebook’a karşı giderek artan öfke ve rahatsızlığa karşı, sosyal medya konu­sunda düzenleme getirilmesi için yasa çıkarılması gerektiğini söylüyorlar.

Türkiye’de ise herkesin birbirine sahte hesaplar üzerinden hakaret ve iftira attığı, top­lumsal kutuplaşmayı arttıran sosyal medya konusunda yasal düzenlemeye kimileri karşı çıkıyor.

Sosyal medyayı operasyonel olarak kullanan Amerika bile yasal düzenleme hazırlığı içindeyken, Türkiye’nin olan bitene seyirci kalmasına, terör örgütlerinin toplum üze­rine operasyon çekmesine izin verilmemeli.

Daha Fazlası

SON EKLENENLER

28 ŞUBAT’TA HUKUK- Prof. Dr. Muharrem KILIÇ

28 Şubat, post modern darbe olarak adlandırıyor. Ben bu darbeyi ‘yeni nesil bir darbe’ türü olarak tanımlıyorum. Nitekim bütün şiddet unsurları, lojistik...

VESAYET KURUMU ARACI OLARAK STK’LAR- İdris Kardaş

Sivil toplum kuruluşlarını darbeci olarak ya da darbeci olan ya da olmayan olarak kod­layabiliriz. Bunu böyle bir paketin içine yerleştirebiliriz ama mesele...

DARBE VE İŞ DÜNYASI STK’LARI- Dr. İsrafil Kuralay

Darbeler maalesef Türk siyaset hayatının önemli kırılma noktalarından bir tanesi. Her on yıllık sürede bir darbe beklentisi alametifarikamız noktasına gelmiş durumda. Ka­çınılmaz...

DARBE İLE MÜCADELEDE SİVİL TOPLUM KURULUŞU OLARAK İŞÇİ VE İŞVEREN ÖRGÜTLERİ- Av. Hüseyin Öz

ÖZET Darbeler Türk siyasi hayatının gerçeklerinden biridir. Meclis, siyasi partiler, hukuk, si­vil toplum kuruluşları ve medya gibi varlığını demokrasiye...

DARBE İLE MÜCADELEDE SİVİL TOPLUMUN ROLÜ- Dr. Levent Korkut

Öncelikle üzerinde durulması gereken husus darbe çerçevesinde sivil toplum-devlet ilişkisidir. Bu konuda çok farklı yaklaşımlar, görüşler ya da teoriler var diyebiliriz. Bun­lardan...